Adım Adım Korece Blog Sayfası

Merhaba arkadaşlar.

Sizinle paylaşmak istediğim ilk Korece çalışabileceğiniz kaynak ‘Adım Adım Korece’ isimli bir blog sayfasıydı. Neden derseniz, ben Korece çalışmaya başladıktan sonra alfabeyi youtube kanallarından öğrendim. Çok sıkıntı yapmayın, eğer düzenli ve istekli çalışırsanız hızlıca öğrenebilirsiniz, oldukça zevkli bir dil. Sizinle o videoları da paylaşacağım merak etmeyin. 🙂 Ancak karşılaştığım problem şu idi; aklınıza gelebilecek her türlü Avrupa dili için Türkçe kaynak bulabilmenize rağmen Korece öğrenebilmeniz için o kadar zenginlikte Türkçe kaynak bulmanız imkansız. Yani hiç yok değil, ancak olanlar ya çok kaliteli değil ya da az sayıda. Hepsini burada sırasıyla paylaşacağım. İngilizce seviyeniz eğer iyiyse elbette bir sıkıntı çekmezsiniz, iyi olmayanlar var ise çok zorlandığınız noktalarda benden yardım isteyebilirsiniz. Ancak eğer hiç iyi değil ise veya yok ise o zaman burada paylaşacağım Türkçe kaynaklardan çalışmanızı öneririm yoksa aklınız daha çok karışır. Eğer çok talep olursa da ben kendi notlarımdan paylaşımlarda da bulunacağım. 🙂

Şimdi konumuza dönersek işte alfabeyi öğrendikten sonra benim ilk karşılaştığım blog sayfası buydu. Sayfayı yapan kişi sağ olsun oldukça açıklayıcı anlatımlarla kafanızı hiç karıştırmadan size konuyu öğretiyor. Videolar ve örnek cümleler de mevcut. Ben açıkçası bu blog sayfasındaki tüm konuları çalışmayı bitirip diğer kaynaklara eriştiğimde oralarda anlatılan birçok konuyu biliyordum. Blog sayfasına  buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İşte sayfadan birkaç örnek ;

aak.png

aad2.png

aak2.pngGördüğünüz gibi konular isim köklerine fiil köklerine kadar ayrılarak anlatılmaktadır. Ardından örnekler verilerek açıklanmakta, kelimelerin ne anlamlara geldiği anlatılmakta ve videolar ile de pekişmesi sağlanmaktadır.
Sol tarafta üstte Dersler diye bir kısım var. Oradan kurları seçip ilerlerseniz daha düzenli ilerlemiş olursunuz ve kafanız karışmaz.

aak3.png

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu blog sayfası bu şekilde arkadaşlar. Umarım benim olduğum kadar memnun kalırsınız. Size tavsiyem, asla yalnızca okuyup geçmeyin. Kendinize bir Korece defteri ayarlayın ve not tutun. Çalıştığınız her şeyi not tutun. Sonra tekrar tekrar açıp çalışın. Ta ki kesin anladım diyene kadar. Ben şu anda bile hala çok eski konulara arada göz gezdiriyorum. Amaaan öğrendim işte deyip geçmeyin ve kendinize de o kötülüğü yapmayın. Beyin tekrarlara dayalı daha iyi öğrenir. 🙂

İyi çalışmalar! Kolay gelsin!

Reklamlar

Güney Kore’de Yeme-İçme Kültürü

Merhabalar.! 🙂

Arkadaşlar normalde bu başlığı Kore yemeklerini tanıtmak için açtım ancak direk yemekleri tanıtarak girmektense, işe yine genel kültür bilgisi ile başlamanın iyi olacağını düşündüm. Bu ne demek? Şu demek, yani burada Kore’de yemek kültürü nasıldır, genelde nasıl tatları tercih ederler, sabah, öğlen, akşam nasıl beslenirler gibi genel çaplı bilgileri vererek başlayıp ardından yöresel yemeklere geçmeyi düşündüm.

Hadi başlayalım o halde!

Öncelikle Kore’de kahvaltı kültürüne bir göz atalım.

  • Kahvaltı / 아침 식사 (açim şiksa) : 

Kore’de bizdeki gibi tereyağına yumurtalar, sucuk ya da jambon, reçel, bal tarzı kahvaltılıklar kullanılmıyor arkadaşlar. Ben ilk duyduğumda şaşırmıştım açıkçası. Yani bu kesin bir kural değil elbette ki. İsteyen yine yapabilir, yiyebilir, kimsenin ceza vereceğini düşünmüyorum. 😀 Ancak benim edindiğim bilgilere göre bu kahvaltı tarzı onlar için ‘Batılı Tarz’ dedikleri geleneksel olmayan bir tarz. Kore’de insanlar diğer öğünlerde ne yiyorlar ise sabah kahvaltıda da ondan tüketiyorlar.

9e2e7064aa3d0775dd25bfada9e48f0c.jpg

Bab / 밥

Özellikle ekmek gibi bir kavram Kore’de yok. Biliyorum bizimkisi gibi buğday cenneti bir ülkede ekmek neredeyse hava veya su gibi bir şey ancak Koreliler ekmek tüketmiyorlar, onun yerine ‘bap / 밥 ‘ adını verdikleri, yine bizdeki aynı pirinç ile yapılan pilav lapası tüketmekteler. Yalnız pilav dediysem öyle bizim yediğimiz tereyağlı, şehriyeli pilavdan değil. Hiç denememiş olan arkadaşlar için söylüyorum, bildiğiniz birbirine yapışan pirinçlerden oluşuyor Bap (ya da bazı yerlerde bab diye geçiyor). Bab’ın yanında diğer öğünlerdeki gibi normal et, balık içerikli besinleri ve yanında da hepinizin yüzde bin duymuş olduğu Kimçi gibi mezeler tüketilmekte. İşte geleneksel bir Kore kahvaltısı ;

South-Korea.jpg

Bu şekildeki bir standart öğünden şu şekle de geçebilmektedir tabii ;

3099565209_77ffff8d35_o.jpg

Yani bu durum sizin bütçenize, yemek yapabilme yeteneğinize göre vs. değişebiliyor. 😀

  • Öğle Yemeği / 점심식사 (çomşim şiksa)

Aslında burada da çok değişik bir şey yok. Yine meşhur Bab/Bap ve yanında çorba gibi sulu yemekler ile yine içerisinde Kimçi’nin de bulunduğu en az 3-4 çeşit mezenin yer aldığı bir öğün olmakta. Açıkçası Koreliler’in yemeğe düşkünlüklerini siz de fark etmişsinizdir, öğünlerini genelde atlamamaya çalıştıklarını duydum Kore’de yaşayan birçok kişiden. Hatta çok çalışan bir millet olduklarından dolayı arkadaşları ile genelde ya öğle ve akşam yemeklerinde ya da içki içmeye gittiklerinde buluşurlarmış. ‘Öğle yemeği saatinde hemen hemen kimseyi bulamazsınız, herkes yemeğe gider’ diye bir söylence bile duymuşluğum vardır (Bu açıdan Anteplilere benziyorlar bence).

korean-food.jpg

  • Akşam Yemeği / 저녁 식사 (conyok şiksa) :

Burada da aynı şekilde pilav (bab), çorba ve garnitürlerden yani mezelerden oluşan bir akşam yemeği menüsü mevcut. Elbette bu mezelerin miktarı ve çeşidi artıyor. Akşam yemekleri özellikle Kore gibi geleneklerine bağlı bir toplumda oldukça önemli bir yere sahip. Mümkünse tüm aile yemeği hep birlikte, saygı kuralları çerçevesinde yemektedirler. Bu şu demektir; masada bulunan en yaşlı ya da büyük kişi yemeğe başlamadan diğerleri başlamaz. İşte bir akşam yemeği;

images

south.korea.0058.traditional.barbeque.dinner.jpg

Yani elbette taktir edersiniz ki bunlar dışarıda yenilen yemekler. 😀 Birincisi kimsenin evinin içerisine ait bir resim koymanın hoş bir durum olduğunu düşünmüyorum, ikincisi ise hiç evine gidip de masayı çekebileceğim kadar yakın bir Koreli aile yok. 😀  Olanlar da ya Kore’de ya da ailecek değil, bireysel olarak Türkiye’ye gelmiş oldukları için genelde daha aparatif Kore yemekleri veya Türk yemekleri yiyerek besleniyorlar zaten. Konumuza dönecek olursam, Kore’de öğünler bu şekilde arkadaşlar. Sabah, öğlen ve akşam birbirine çok benzer yemekler tüketiliyor. Yalnızca bunların çeşidi ve sayısında, özellikle mezelerin, değişim oluyor.

Bu da sizin için! Buyrun, size tarihten bir sahne;

1c85a58.jpg

Tabii sanırım biraz abartılmış. 😀

Soju_jinro_gfdl.jpg

Soju / 소주

Ayrıca arkadaşlar şunu da belirtmek istiyorum ki G.Kore’de içki oldukça fazla tüketiliyormuş. Hatta Abnormal Summit isimli G.Kore yapımı bir show programında, Rus olan konuklardan bir tanesi ile konuşurlarken istatistik verilerinin Kore’de Rusya’dan bile daha fazla içki tüketildiğini gösterdiğini söylemişlerdi. Elbette ki şok oldum. Çünkü biliyorsunuz ki bize hep kimse Rusların eline su dökemez diye öğretildi. 😀  Benzer şekilde arkadaşlarım da içkinin çok tüketildiğini onaylamakta. Her neyse. Sonuçta Kore’de içki, özellikle Soju, çok fazla tüketilen bir içecek. Özellikle tabii ki akşam yemeklerinde. Ancak bu içki tüketimi Kore’de adeta ülkenin kültürüne işlemiş. Çünkü içki içmenin, özellikle arkadaşlar ve şirket çalışanları arasında samimiyeti artıracağını, insanları birbirine yakınlaştıracağını düşünmekteler. Nitekim onlar için öyle de oluyor. Öyle içip içip kendisini unutan ya da sapıtan insan görüntülerini kafanızdan çıkarın tabi. Şöyle ki, yine sınırlarını bilmeyen insanlar mevcuttur, bu onların kendi kişilikleri ile alakalı bir durum. Ancak genelde içip de gidip millete hayatı zindan eden bir Koreli hiç görmedim diyebilirim. Umarım görmem de. 😀  Hatta Kore’deki arkadaşlarımdan bir tanesi ile bir gün konuşurken arkadaşlarıyla beraber bira içmeye gittiklerini söylemişti. Bayağıdır içmelerine rağmen, konuşmalarında anormal hiçbir kayma ya da şaşırma yoktu. Normal insan kafası. O yüzden hemen yüzünüzü ekşitmeyin lütfen. 😀

Şimdiii. Her şeyi belirli saygı kuralları çerçevesinde ve belirli geleneksel kurallara göre yapan Kore’nin tabii ki beklenilmesi gerektiği üzere bir de içki kültürü, prosedürü mevcut. Bu nedir, nasıldır peki?

  • Kendinizden yaşça büyük birisi ile içiyorsanız şayet ve size içki kadehi uzattıysa onu muhakkak içmek zorundasınızdır, yoksa sizi dışlarlar. Ya da ayıp kabul edilir. Fakat yabancılara karşı anlayışlı oldukları, siz içki içmiyorum, domuz eti yemiyorum dediğinizde farklı bir kültür olduğu için anlayışla karşıladıkları söyleniyor. Zaten her konuda saygıya takık bir milletten başka bir davranış beklemek akıl kârı değil. Ayrıca eğer sizden yaşça büyük birisiyle içki içiyorsanız onun yüzüne baka baka içemezsiniz. Kadehi hafifçe kaldırıp, yan tarafa dönüp, elinizle de ağzınızı gizleyerek içmeniz gerekmektedir.

iuredsoju

Tabi burada kız muhtemelen arkadaşlarıyla takıldığı için rahat. 😀 Ancak içiş tarzı bu şekilde, o nedenle koydum bu gifi.

Şimdilik bu kadar arkadaşlar. Ben bu konularda yeni bilgiler bulduğumda aynı yazıyı güncelleyeceğim zaten. Amacım edinebildiğim kadar bilgi edinip aktarmak hiç merak etmeyin.

Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Görüşmek üzere! 🙂

Love 911 / 반창꼬

Love_911-poster.jpg

 

Yönetmen: Gi-hoon Jeong

Yapım Yılı: 2012

Tür: Dram, Romantik-Komedi

BAŞ ROLLER:

han-hyo-joo_892451.jpg

Han Hyo-joo (한효주)

koelle5.png

Ko Soo (고수)

 

Konusu : Mi Soo deli dolu bir doktordur. Bir gün hastaneye gelen bir kadının kocasından dayak yediğini sanıp kocasını azarlar ve kadını gönderir. Halbuki kadın hastadır ve ölmek üzeredir. Sonunda kadın ölünce adam Mi Soo’ya ve hastaneye karşı dava açar. Mi Soo’nun davadan kurtulmak için bir tanığa ihtiyacı vardır. Kang Il ise karısını bir hastalıktan kaybetmiş, cesur bir itfaiyecidir. Başkaları ile çok münasebete giren bir tip değildir. Mi Soo’nun tanık arayışı ile yolları kesişen ikili, aşkı bulabilecek midir? 

lyubov-911.jpg

20121204000625_0.jpg

tumblr_mnqdnrfXUv1rw93m3o1_500.gif

tumblr_mn1s4iASyI1sq04vgo1_500.gif

tumblr_mo5nwbebEg1sqyj3so2_250.gif

tumblr_mo2erz7EUB1sqyj3so2_250.gif

 

 

 

 

 

 

 

Kişisel Yorum : Arkadaşlar eğer gerçekten ama gerçekten çok duygusal bir gününüzdeyseniz ve hem duygularınızı okşayacak, hem hüzünlendirecek hem de gülümsetecek bir romantik film arıyorsanız kesinlikle bunu izlemelisiniz. Evet dram diyorum ama öyle hönkürtecek bir cins değil, yalnızca insani duyguları uyandıracak kadar. Ve evet, güzel bir romantik film. Çok komedi diyemem, yani gülmekten ölürken size romantizm yaşatan cinsten değil, komik sahneleri var, mesela özellikle Kang Il’in Mi Soo’ya katlanamadığı için verdiği tepkiler filan güldürüyor ancak ana tema komedi değil. Daha çok yolları bir şekilde kesişen bu iki kişinin yavaş yavaş nasıl yakınlaştıklarını, gelişen samimiyeti görüyorsunuz. Ben dram türünü hiç ama hiç sevmeyen birisiyim ve diyorum ki film bittiğinde göz altlarım hafiften yaşlıydı ancak gülümsüyordum. Yani çok hoş, yumuşak bir film. Kesinlikle öyle bir moddayken izlemelisiniz. 🙂

 

Gyeongbokgung Sarayı (경복궁)

Gyeongbokgung Sarayı 1395’te, Joseon Hanedanlığı kurulduktan 3 yıl sonra, hanedanlık tarafından inşa ettirilen ilk kraliyet sarayıdır. 5 Büyük Saray içerisinde (diğerleri Gyeonghuigung Sarayı, Deoksugung Sarayı, Changgyeonggung Sarayı, Changdeokgung Sarayı) en büyük olanıdır ve Joseon Hanedanlığı’nın esas/ana sarayı olarak hizmet etmiştir.

Burada malesef çok hoş olmayan bir şeyden bahsetmek istiyorum. Ne yazık ki daha önceki yazımda -Changgyeonggung Sarayı- anlattığım Japon istilası bu sarayın da kaderi ve istila ile birlikte bu sarayda birçok darbe alıyor. Çok fazla zarar görüyor, hatta bir dönem içerisine Japon Genel Yönetim Binası bile inşa ediliyor. Ancak daha sonra tekrar yapılandırılıyor elbette. Bu restorasyon 40 yıl sürse de.. Şu anda güncel olarak saray halka ve turistlere açık ve Kore Ulusal Saray Müzesi (National Palace Museum of Korea) ve Kore Ulusal Halk Müzesi (National Folk Museum of Korea)’ne ev sahipliği yapmakta. Restorasyon sonucu sarayın yalnızca %40’ı yeniden yapılandırılmış olsa da saray içerisinde bulunan birçok güzel mekanlar mevcuttur.

Şimdi bu güzel yerler nerelermiş bakalım. 🙂

Geunjeongjeon (İmparatorluk Taht Salonu)

7234306778_3cb7a2a7c8_bBurası kralın toplantılar yaptığı, yetkililer (memurlar) tarafından bilgilendirildiği ve yabancı elçiler ile konukları ağırladığı salon. Hani şu tarihi dizilerde bol bol gördüğümüz, tüm devlet görevlilerinin sağlı sollu oturduğu kralın da en başa kurulduğu salon sanırım. 😀

Ayrıca da kraliyet ailesinin çeşitli giysi ve taç törenlerinin de gerçekleştirildiği yer olmakta imiş.

 

The_Throne_Hall_of_Geunjeongjeon.jpg

 

Gyeonghoeru (Köşk)

tumblr_n3ikr4Vskc1ql3r9do1_1280.jpgBurası da tam Geunjeongjeon’un yanında bulunmaktadır. Çok estetik, sanatsal bir mimariye sahip olduğu söyleniyor ve bir zamanlar 10.000 won’luk banknotların arkasında  yapının resmi varmış. Köşk 3 taş köprü ile desteklenen dikdörtgen bir yapay adanın tam ortasında konumlanmıştır.

 

 

Hyangwonjeong (Köşk)

3135769329_e50c1c642cSarayın kuzey kesiminde yer almaktadır. Bu saray da Kral Gojong’ın emri ile yine bir ada içerisine -yani etrafının su ile kaplı olması gerekiyor sanırım 🙂 – yaptırılmıştır ve yine tabanından bir köprü ile saraya bağlıdır. Türkçe’ye çevirisi ‘Uzaklara kadar ulaşabilen güzel kokuların Köşkü’ gibi oluyor. Gyeonghoeru Köşkü kralın daha çok resmi konuklarını ağırladığı yer ise, Hyangwonjeong Köşkü daha çok Kralın özel, resmi olmayan durumlar için kullandığı, bir nevi inzivaya çekildiği yer gibidir.

Geoncheonggung (Saray)

74307611.jpgBir zamanlar Joseon’un 26. kralı olan İmparator Gojong ile İmparatoriçe Myeongseong’un ikamet ettiği kraliyet yerleşkesi burasıdır arkadaşlar. Bunu da öğrendiğimize göre başımız göğe ermiştir herhalde. 😀 Öhöm, genel kültür önemli. Restorasyondan sonra 15 Ağustos 2010’da yeniden halka açılmıştır. Sarayın bu yerleşkesi yeniliğin merkeziydi, şöyle ki Kore’de ilk elektrik ışıkları 1887’de burada kurulmuştur. Ancak ne yazık ki ayrıca İmparatoriçe  Myeongseong‘un vahşice Japon ajanlar tarafından öldürüldüğü trajik de bir yerdir.

IMG_0900.JPG

Gwanghwamun (Giriş/Kapı)

8003853764_8e23ed1e71_k-jpg.jpg

Burası sarayın güney kısmında bulunan ana giriş kapısıdır. 3 adet kemerli kapıdan/girişten oluşmaktadır ve bunlardan ortada bulunanı krala hizmet etmektedir, diğer ikisi ise onun çalışanları, devlet memurlarının kullanımı içindir. Bu kapı Japon istilasında ve Kore Savaşı’nda çok hasar aldığı için aslında geçmişte bulunduğu yerden taşınmıştı ancak restorasyon yapılırken orjinal formatına geri çevrilerek, eskiden neredeyse tekrar oraya taşındı.

Heungnyemun (Kapı)

Gwanghwamun’dan girdikten sonra karşınıza çıkan 2. en büyük kapıdır. Yine de bu Japon istilasında çok büyük hasar görmüştür ancak 1995’te orjinal formatına uygun olarak yeniden yapılandırılmıştır.

gp03b.jpg

 

Şimdi ayrıca size burada bir sürprizim var. Gerçi belki de bazılarınız için sürpriz olmayabilir. Moon Embracing the Sun dizisi bu sarayda çekilmiş arkadaşlar. 🙂 Diziyi ‘İzlediklerim’ kategorisinde ayrıntılı bulabilirsiniz, o nedenle burada sarayla ilgili olan birkaç fotoğrafını paylaşarak bir jest yapacağım. 😀

moon1-00157.jpg

moon20-00402.jpg

 

Changgyeong Sarayı / Changgyeonggung (창경궁)


dongdaemun-palace-hotel

 

Changgyeong Sarayı  Seul’de bulunan, 15. yy’da Kral Sejong tarafından babası Kral Taejong’a yaptırılmış olan bir saraydır. 

Saraya ait olan birçok yapı 16. yy’ın sonlarına doğru gerçekleştirilen birçok Japon istilası sonucu yok edilmiştir. Daha sonraları birçok Joseon Kralı tarafından bunlar yeniden yapılandırılsa da 20. yy’ın başlarında yeniden gerçekleştirilen Japon istilaları sonucu büyük bir çoğunluğu yıkılmıştır. 
Changdeokgung-InjeongjeonJapon Koloni Dönemi süresince, Japonlar saray içerisine bir hayvanat bahçesi, botanik bahçesi ve müze yapmışlardır. 1945’te Kore’nin bağımsızlığını kazanmasından ve 1950-53 Kore Savaşı’nın kargaşa ve yıkımından sonra, hayvanat bahçesi Koreli zenginlerin yardımı ile restore edilmiştir ve 1983’te hayvanat bahçesi ile botanik bahçesi bugün Seul Land olarak bilinen parka taşınmıştır.

Korea11Tüm bu istilalara rağmen, pek çok Joseon kralı için birincil konut olan  Changgyeong Sarayı, geriye kalan beş kraliyet Joseon sarayının en iyi korunanlarındandır. Yüzyıllardır Koreliler tarafından bir hazine olarak görülmüş olsa da, Changdeokgung Sarayı, Dünya Kültürel Miras Komitesi burayı ancak Aralık 1997 yılında İtalya‘nın Napoli şehrinde yapılan toplantıdan sonra bir Dünya Kültürel Mirası olarak ilan etmiştir. 

Günümüzde, Changdeokgung Sarayı, Injeongjeon Salonu, Daejojeon Salonu, Seonjeongjeon Salonu ve Nakseonjae gibi kültürel mirasları barındırır. Saray alanında halka açık saray bölümü, kraliyet ailesi konut binası ve arka bahçeden oluşmaktadır. Krallar için dinlenme sarayı olarak arka bahçede 300 yaşından daha büyük bir bir ağaç, küçük bir gölet ve üzerinde bir kameriye ve yanında bir bina bulunmaktadır. 

131010_royal_palaces_Korea3

Kişisel olarak da bu benim en sevdiğim saraydır arkadaşlar. Neden derseniz, inanın çok elle tutulur cevap veremem, sadece çok sıcak geliyor bana. Ama yapısının ve renklerinin muhteşemliğine bakar mısınız? Sizce de bu renk cümbüşünü sevmek çok mu anormal? Ayrıca sarayı Kral Sejong yaptırmış ancak gerçekten ben bunu araştırırken öğrendim. Sarayı sevmemin onunla bir ilgisi yok, bilmiyordum çünkü. 😀 

Şimdi sizi o renkli karelerle baş başa bırakayım. 

29811884-Buddhist-temple-roof-painting-Taken-in-Baegyangsa-South-Korea-Stock-Photo

4496528496_5bf9c4df58

DSC04002

Séoul 1 035

Adres: 99, Yulgok-ro, Jongno-gu, Seul

Ziyaret Saatleri:

Nisan – Eylül: 09:00 – 18:30
Ekim: 09:00 – 18:00
Mart – Kasım: 09:00 – 17:30
Aralık – Şubat: 09:00 – 17:00

Web: cdg.go.kr

Catch Me – Steal My Heart / 캐치미

Catc_6n9u0

Yönetmen: Lee Hyun-Jong

Yapım Yılı: 2013

Tür: Aksiyon- Romantik

Baş Roller:

Joo-Won-reveals-his-feelings-wavered-for-Kim-Ah-Joong-during-filming-of-their-movie-Catch-Me_43

Kim Ah Jung

joo-won-catch-me-profile-1-3

Joo Won

Konusu:  Ho-Tae (Joo Won), suçlu profil uzmanıdır. Bir seri katil dosyası üzerinde çalışan Ho-Tae, katilin izini bulur yalnız dedektifler katili bir vur-kaç kazasının ardından kaybederler. Ho-Tae katili bulacağından emindir, vur-kaç kazasına karışan arabanın sahibinin izini bulur. Kilitli olmayan dairesine girer ve karşısında Lee Sook-Ja adında bir kadını bulur, kendisinin lise yıllarından ilk aşkı olan kadını.fullsizephoto370929

fullsizephoto364645

new-images-for-the-Korean-movie-Catch-Me_22naver_com_20131213_171954

Kişisel Yorum:  Benim ilk izlediğim Kore filmi Catch Me idi. Ona da denk gelmiştim açıkçası. Kore filmi olduğunu bilmiyordum o zamanlar. 😀 Film türünden de anlaşılacağı gibi aksiyonlu başlıyor. Zaten sürekli polislerin birilerini kovaladığı aksiyon sahneleri bol. Ancak bu sizi caydırmasın. Kısa süre içinde eğlenceli, güleceğiniz sahneler geliyor. Adamın karşısındaki suçlunun lise aşkı olduğunu öğrenmesiyle olaylar gelişiyor ve kendinizi bir romantik-komedi içinde buluyorsunuz. Sıkılırsınız diyemem. Hasta olursunuz da diyemem. Film izleme moduna girdiğiniz bir tatil gününüzde hoş olabilecek bir film. Kısacası ben beğenmiştim. Tavsiye edebilirim. 🙂 

İyi seyirler!

Fragman:

 

Hoş Geldiniz!

sas.png

Merhaba arkadaşlar!

Bir Sejong Sever‘e hoş geldiniz! 

Bloğumun amacı, benim gibi Kore Kültürü’nü seven ve Kore Dili’ne merak sarmış insanların Kore’ye ait geleneksel birçok şeyi öğrenebilip, görebilecekleri bir platform sunmaktır. Ayrıca talebe bağlı olarak Korece gramer yapısına ait kısa dersler de paylaşmayı düşünüyorum. Bunun yanında modern Güney Kore’yi de unutmamak lazım. Bu nedenle Kore dizi ve filmleri hakkında da ‘İzlediklerim’ isimli bir başlık açtım ki hem biraz eğlenelim, hem de sizlere tavsiyeler verebileyim. Yemekler kısmında ise Kore’nin geleneksel yemeklerini elimden geldiğince doğru ve eksiksiz bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Elbette ki bir Koreli olmadığım için belki eksiklikler olacaktır ancak o eksiklikleri de Koreli arkadaşlarımın yardımıyla gidermeye çalışıyorum. 🙂 Bunların dışında, Güney Kore ile ilgili tarihi, turistik mekanlar ya da modern şehirlerden kareler paylaşacağım. Elbette ben yazıyor ve yayınlıyor olacağım ancak tavsiyelere ve gelişime oldukça açık bir insanım arkadaşlar. Lütfen merak ettiğiniz, öğrenmek istediğiniz konular varsa benimle ya yorumlar aracılığı ile ya da ‘Hakkımda’ bölümünde paylaştığım iletişim bilgileri ile iletişime geçin ve ben de araştırıp hem kendim öğreneyim hem de sizlere sunayım. 🙂 

Tekrardan hoş geldiniz! Umarım hem eğlenebileceğiniz hem de kolayca öğrenebileceğiniz bir blog sayfası oluşturur ve birlikte geliştirebiliriz. Görüşmek üzere.!

korea_tour__1_